Atam izindeyiz yerine, Hocam izindeyiz mi?

6311229886b2473a74dcb6c5.jpg

Atam izindeyiz yerine, Hocam izindeyiz mi?

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlattığı Samsun’dan verdiği “KHK’ların hepsi görevine dönecek” mesajı önemli bir kırılma noktası.

Kim için mi? Önce muhalefet… Sonra da seçmen açısından.

Çünkü Kemal Bey’in kamudan uzaklaştırılan FETÖ ve PKK’lılarla helalleşmek istemesi an itibarıyla kendi tercihi gibi görünüyor. Bakalım kendilerine “Millet İttifakı” adını veren ittifakın diğer üyeleri milletin üzerine kurşun sıkanlarla helalleşmeye ne diyecek? Hepsi aynı görüşteyse seçmen sandıkta buna ne tepki gösterecek? Seçimde göreceğiz…

Peki, Kemal Bey ‘Atam izindeyiz’ modundan ‘Hocam izindeyiz” moduna geçmek olarak anlaşılacak bu açıklamayı neden yaptı? Aslında hikâyenin başlangıcı 2014 yerel seçimlerine kadar gidiyor. Bkz: Dönemin CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler’in “Parti yönetimimiz inkâr etse de yerel seçimde cemaatle birlikte yürüdük” açıklaması.

Maalesef çabuk unutan bir milletiz. 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminden sonra “FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılsın” diyen Kemal Bey’in danışmanlarından ikisinin FETÖ’den tutuklandığını unuttuk. Danışman Fatih Gürsul’un örgüt üyeliğinden 10 yıl 6 ay hapis cezası aldığını da…

Kemal Bey’in kontenjanından CHP Parti Meclisi Üyesi yapılan Alper Keten ve Caner Yenidünya’nın haklarındaki FETÖ iddiaları sebebiyle darbe girişimi sonrası görev yaptıkları üniversitelerde açığa alındıklarını kaç kişi hatırlıyor? 2011’de CHP’den milletvekili seçtirdiği Aykan Erdemir hakkında FETÖ’den yakalama kararı çıkarıldığını, Kemal Bey’in yakın ekibinden ve örgütün Abant toplantılarının vazgeçilmezlerinden Prof. Dr. İştar Gözaydın’ın FETÖ’den tutuklandığını kaç kişi biliyor?
Darbe girişiminden sonra Adana’da FETÖ’den alınan gazetecileri tek tek kalabalığa alkışlatan, 15 Temmuz’u kontrollü darbe ilan eden Kemal Bey’in KHK’lılara af müjdesi vermesi sürpriz değil. Çünkü Kemal Bey’in etrafı kuşatılmış durumda. Acı ama yalın ve saf gerçek bu.

Geldiğimiz durumun özeti:

Sözde Atatürkçü hassasiyetlere sahip bir ittifak Atatürk’ten ve kurduğu Cumhuriyet’ten nefret eden iki terör örgütünü yeniden devlete yerleştirmeyi bir seçim vaadi olarak gündeme getiriyor! Fondaş medyaları da bu tiyatroya alkış tutuyor.

Kavga büyük… Bunlara rağmen ve bunlar için de Türkiye’ye sahip çıkmaya, Türkiye’yi korumaya, kollamaya devam etmek artık bir vatandaşlık görevi.

Mine Tozlu Sineren’e iki soru

Daha önce de yazdık, tekrarlayalım…

Bu ülkede her kim devletin, milletin bir kör kuruşuna çöktüyse, yolsuzluk yaptıysa, rüşvet aldıysa ya da verdiyse iki elimiz yakasında. Kimsenin hırsızlığına, usulsüzlüğüne göz yumacak değiliz.

Rüşvetin, yolsuzluğun sağı, solu olmadığını, amasız, fakatsız üzerine gidilmesi gerektiğini biliriz. Aynı hassasiyeti keşke kendi mahallesinde dönen dolapları yok sayıp, her akşam televizyonlarda etik, ahlak nutukları atan arkadaşlardan da görebilsek… Ama ne mümkün.

Onlar şu sıralar SPK’da yaşandığı iddia edilen rüşvet çarkını ortaya çıkardığını düşündükleri iş insanı Mine Tozlu Sineren’in anlattıklarıyla meşgul. Mine Hanım’ın şirketinin SPK’nın kara listesinde olması, kendisi, şirketi ve yöneticileri hakkında geçmişte açılan soruşturmalar hiç ilgilerini çekmiyor.

O zaman filmi biraz daha geriye sarıp Mine Hanım’a onların sor-a-madığı iki soruyu biz soralım.

Soru 1: 90’lı yıllarda nerede çalışıyordunuz? Çalıştığınız kurumdan nasıl ve ne sebeple ayrılmak zorunda kaldınız?

Soru 2: Bir siyasi partinin İstanbul İl Başkanı ile herhangi bir akrabalık ilişkiniz var mı? Bu soruların cevapları önemli Mine Hanım. Çünkü ayrıntılar bütünü anlatır.

Evlat nöbetindeki analar

Dile kolay… Neredeyse bin 100 gündür Diyarbakır HDP İl Binası önünde dağa kaçırılan çocuklarını bulmak için nöbette analar. Birileri görmezden gelse de çığlıklarına kulaklarını tıkasa da onlar 3 Eylül 2019’dan beri evlat nöbeti tutuyor.
Bu aslında kanlı terör örgütüne karşı anaların kocaman bir meydan okuması. Yarın bu onurlu ve zorlu nöbetin üçüncü yıl dönümü. Ağustos ayında İstanbul’da bir “Evlat Nöbeti Çalıştayı” düzenlendi. Bitlis Eren Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Palabıyık ve AK Parti Nevşehir Milletvekili Mustafa Açıkgöz’ün organize ettiği çalıştayın katılımcıları 3 Eylül’de analara destek için Diyarbakır’da olacak.

Ana yüreğinin aşamayacağı bir zorluk olamaz. Ama analara da yalnız olmadıklarını her fırsatta hissettirmek lazım. Bu ziyaret o açıdan çok önemli.

Diyarbakır anaları yalnız değil. Milyonların desteği ve duaları hep onlarla…
 
Üst Alt