Eğitimde dünya devlerinin başarı sırları ne?

Uluslararası sınavlarda en başarılı öğrencileri yetiştiren ülkelerin sırrı ne? Eğitimde neyi farklı yapıyorlar? Eğitim araştırmacısı Lucy Crehan’ın “Dahiler Ülkesi” kitabı bu sorulara cevap arıyor.

Ülkemiz başta olmak üzere, dünyada eğitim sistemlerinin ve öğretmenlik mesleğinin sorgulandığı günlerden geçiyoruz. Teknoloji ve insan hızla değişirken, başarıyı yakalamak için nasıl bir eğitim modeli gerekli? Tüm dünyada sağladıkları başarılarla adından söz ettiren ülkelerin eğitim sistemlerinin incelendiği kitap, “Dahiler Ülkesi” işte buna cevap arıyor. Eğitim araştırmacısı Lucy Crehan, Finlandiya’dan Japonya’ya uluslararası sınavlarda başarılı olan en iyi 5 ülkenin eğitim sistemlerini inceliyor. Kitabı okurken, kültürün eğitim sistemlerini nasıl farklılaştırdığını düşündüm. Öğretmenden, öğrenciden ve hatta velilerden beklentiler, toplum kültürüne göre değişkenlik gösteriyor. Her ülkenin sosyoekonomik koşullarını da göz ardı etmemek gerekiyor, ancak eğitim sistemini iyileştirmek için belli doğruların olduğu da bir gerçek: Bireye saygı, oyuna verilen önem, akademik gelişimden önce sosyal ve duygusal gelişimi önemsemek, toplumsal yaşama bilinci, öğretmene verilen değer ve destek, veli ile iş birliği, eğitime ayrılan yüksek bütçe, bunların başında geliyor. Epsilon Yayınları’ndan çıkan kitapta anlatılan sistemlerden çarpıcı başlıkları sizler için derledim.

631ba83486b2453cc0b9b6d9.jpg


Japonya

Japonya’da eğitim akademik bilgilerin yanı sıra ahlaki eğitimi ve bir dizi şeyi de kapsar. Eğitimin amacının öğrencilerin kişiliklerini geliştirmek olduğu kanunda yazar.

Japonya, kurallara uymanız gereken bir ülke; bu yüzden önce okulda kurallara uymayı öğrenmeniz gerekir. Japon eğitim sisteminde 3-5 çocuğun bir grup olduğu “han”lar var. Birlikte takdir görüp, birlikte eleştirilirler. Öğrenciler liseye gidene kadar sınıflara yerleştirme veya okullara seçme yoktur. Sınıflar spor ve sanatsal performansta da rekabet eder. Bütün bunlar, aidiyet duygusunu ve paylaşılan sorumluluğu teşvik eder.

Öğretmenler genellikle yaramaz olan çocukları tek tek seçmezler; eğer bir çocuk yaramazlık yapıyorsa, onun hizaya girmesini sağlamak tüm sınıfın sorumluluğundadır.

Liseler çeşitli prestij seviyelerine sahiptir ve en iyilerine girmek zordur.

Japon devlet okulu sistemi, herkesin aynı eğitime sahip olmasını, böylece hiç kimsenin haksız avantajlara maruz kalmamasını ve ardından liseye girişin öğrencinin ne kadar sıkı çalıştığına bağlı olmasını mümkün kılar.

Öğretmenler, doğrudan okullar tarafından değil, yerel eğitim kurulu tarafından işe alınır ve başlangıçta her iki yılda bir, daha sonra işe yerleştikten sonra her dört ila altı yılda bir yerleri değiştirilir.

631ba83e86b2453cc0b9b6db.jpg


Finlandiya

Finlandiya’da çocuklar 7 yaşına kadar ilkokula başlamaz. Neredeyse tüm çocuklar, anaokuluna gider. Fin çocuklar 7 yaşına kadar sadece oyun oynar ama 15 yaşına geldiklerinde okuma, matematik ve fen testlerinde PISA sonuçlarına göre zirvededir.

Çocukların sosyal ve düşünme becerilerini, olumlu benlik kavramlarını geliştirmeyi amaçlayan müfredata ek olarak, Finli çocuklara okuma ve matematik için gerekli olan beceri ve tutumları geliştirebilecekleri ortamlar sunulur.

Ulusal müfredat; çocukların işittiği ve dinlediği, duyulduğu, konuştuğu ve konuşulduğu imkânların yaratılmasını esas alır.

Çocuk refah ekibi (okul psikoloğu, sosyal hizmet uzmanı, danışman öğretmen, okul hemşiresi, konuşma terapisti, aile danışmanı), Finlandiya eğitiminin temel taşıdır ve her okulda birinin bulunması yasal bir zorunluluk. Çocukları yeteneklerine göre ayrıştırmıyorlar. Her sınıfta hemen her dereceden çocuk bulunur. Bu kural sadece özel eğitime ihtiyaç duyan veya göçmen çocuklar için istisna olabiliyor.

Öğretmenler özgürdür. Görüşlerine saygı duyulur. Öğretmenlere her yıl ihtiyaçlarına göre eğitimler sunulur.

Eğitimin 5 ilkesi:

Çocukları örgün öğrenime hazırlayın.

İyi bir müfredat (ve motivasyon içerikleri) tasarlayın.

Çocukları ödüllendirmek yerine, zorlukları ele almaları için destekleyin.

Öğretmenlere profesyoneller olarak davranın.

Okul hesap verebilirliğini, okul desteğiyle birleştirin.

631ba84a86b2453cc0b9b6df.jpg


Singapur

Singapur’daki eğitim sistemi, gençlerdeki yeteneği belirlemeyi ve bu yeteneğe bağlı olarak çocuklara farklı fırsatlar vermeyi amaçlar. Çocuklar 10 ve 12 yaşlarında yeteneklerine göre okullara yönlendirilirler. Çünkü sistem, yeteneğin erken tanımlanmasına yol açan sabit zekâ fikrine dayanır. Kuralcı ve zorlayıcı sistemin, dirençli öğrenciler yetiştirdiği düşünülür.

Singapurlular sistemlerinin yapısında, öğretmen eğitiminin yalnızca ilk adım olduğunu kabul ederler. Okulunuzda danışmanlık yaptığınız ve en üst düzeyde olduğunuzdan emin olmak için değerlendirildiğiniz bir yıllık bir başlangıç döneminden sonra, nitelikli bir öğretmen olarak kabul edilirsiniz. Ancak Usta Öğretmen, Uzman Öğretmen veya Eğitim Genel Direktörü olmak için gereken becerilere henüz sahip değilsinizdir. Maaşınız, kariyerinizin ilk üç yılı boyunca yıllık olarak artar, ancak bundan sonra, maaş artışı almanın tek yolu Öğretim Parkuru, Liderlik Parkuru veya Uzmanlık Parkurunda yukarı çıkmaktır.

Şanghay

Çinli öğrenciler, “sıkı çalışma”nın başarıya katkıda bulunduğuna Amerikalılar’dan daha fazla inanıyor.

Yetenek yerine çabaya yapılan bu vurgu, Konfüçyüs felsefesiyle ilişkilidir. Şanghay’daki öğrenciler diğer ülkelerdeki akranlarına kıyasla her gün daha uzun saatler derse girer ve çok miktarda ödev alır. Sınıf mevcudu kalabalık olsa da öğretmenlerin planlamak ve not vermek için zamanları var. Çünkü her hafta sadece 12 ila 15 ders verirler.

Öğretmen öğrencilere çok sayıda soru yöneltir; bu da dersi etkileşimli hale getirir.

Çince matematik derslerinde gösterim ve modellemenin ardından uygulama yapılır.

Japonlar gibi, Çinlilerin de daha dar ama daha derin bir müfredatı var.

Derslerde tüm öğrencilere aynı görev verilir. Bazıları zorlansa da öğretmenler bu çocuklara ders sırasında ve sonrasında yardım eder. Onlara tavizler yerine zorluklar verilir ve yükselmeleri beklenir. Çin’de öğretmenler en başarılı değil en çalışkan öğrenciyi ayağa kaldırıp alkışlatır. Çabaya övgü vardır. 4 aşamalı bir öğrenme süreci var: 1- Temel bilgileri ezberlemek ve ustalaşmak. 2- Anlamak. 3- Bilgiyi problemlere ve durumlara uygulamak.4- Sorgulamak veya eleştirel analiz etmek.

Kanada

Her eyalet ve bölge kendi eğitimini yürütür, bu nedenle Kanada 13 farklı eğitim sisteminden oluşur. Bu iller kapsamlı eğitime yönelik yaklaşımları paylaşır; benzer ders kitapları var, hepsinin güçlü öğretmen sendikaları var, öğretmen eğitimi ortak bir modele dayanır.

Liseler; tenis, anime, frizbi, Uluslararası Af Örgütü, münazara, ragbi gibi etkileyici bir ders dışı etkinlik yelpazesi sunar. 14 yaşından önce çocukları farklı dallara veya sınıflara seçmezken, liseye geldiklerinde, daha yetenekli çocuklara farklı bir müfredat sağlanır. Her başöğretmen veya müdür, okulunun işleyişinden sorumlu tutulur ve yerel eğitim kurumlarına hesap verir. Sorumluluklarını yerine getirmezlerse işlerini kaybedebilirler. Kanada eğitiminin dört ana hedefi: Zihnin yetiştirilmesi; mesleki hazırlık, ahlaki gelişim ve bireysel gelişimdir. Ayrıca çocuklara; tek bir doğru yöntemin öğretilmesinden ziyade, matematik problemlerini çözmek için kişisel stratejiler kullanmayı sürdürmelerine ve ezbere dayalı öğrenmenin önemsizleştirilmesine odaklanılır.
 
Üst Alt