İyileşmede sezginin önemi

631edc2186b2450f809cce17.jpg

Bedenini dinle!

Bedenine iyi bak çünkü yaşamak zorunda olduğunuz yegane yer orası. Ben vücudumun tepkilerini dinlemem sayesinde geç olmadan iyileştim. Artık daha bilinçliyim; sezgilerime dikkat ediyorum, düşüncelerime dikkat ediyorum, kalktığım zaman düşündüğüm şeylere dikkat ediyorum, meditasyonlarıma önem veriyorum, rutinlerime bağlıyım, beslenmeme dikkat ediyorum, sporumu yapıyorum. Kısaca, hayata bakışımı değiştirdim ve yaşama dair güzel düşünmeye özen gösteriyorum.

Sezgilerin iyileşmede ve hayatımızda ne kadar önemli olduğunu, ben de Louıse Hay sayesinde öğrendim. "Louıse Hay&Mona Lısa Schulz / Her şey yolunda" kitabından konuyla alakalı çok önemli yerleri sizler için özetledim.

Harika bir olumlama ile yazıma başlamak istiyorum.

"Her ne zaman bir sorun olsa şu sözleri tekrar edin; her şey yolunda, her şey benim için en hayırlı şekilde sonuçlanıyor. Bu durumdan sadece iyilik gelecek, ben güvendeyim.

Bu yaklaşım yaşamınızda mucizeler yaratacaktır." Louıse Hay

Bedenin sezgisi

İnsan bedeni şaşırtıcı ve hayranlık verici bir makinedir ve bir makine olarak mümkün olduğunca verimli bir biçimde çalışmak için düzenli bir bakımı ve özeni gerektirir. Bedeninizin hastalanabilmesinin çeşitli nedenleri vardır; genetik, çevre, beslenme vb. Louise'nin Heal Your Body'de yayınlamış olduğu gibi; her hastalık yaşamınızdaki duygusal etkenlerden etkilenir. Araştırmalar korkunun, öfkenin, üzüntünün, sevginin ve sevincin bedende belirli etkiler yaptığını göstermiştir. Biz, öfkenin kasları kasarak ve kan damarlarını daraltarak yüksek tansiyona ve kan dolaşımında dirence yol açtığını biliyoruz. Louise bu sorunları ortadan kaldırmak için; "sevinci kalbimin merkezine geri getiriyorum ve geçmişi sevinçle bırakıyorum, huzur içindeyim." her zaman olumlamaları arasındadır.

Korku ve stres sağlığımızı nasıl etkiler?

Belirli düşünce kalıpları bedenimizi öngörülebilir biçimde etkiler; beden her bir duyguya karşılık olarak belirli kimyasal maddeleri salgılar. Korku, uzun bir süre boyunca sizin hakim duygu durumunuz olduğunda, stres hormonlarının, özellikle kortizolun sürekli salgılanması kimyasal maddelerin bir domino etkisini tetikleyerek kalp rahatsızlığına, kilo almaya ve depresyona yol açar. Korku gibi, benzeri duygular ve düşünceler de tipik bir kalıbı takip ederek bedene hastalık olarak yansırlar.

Sezgilerin duyu organlarımızla bağlantısı

Çoğu kez eğer kendimizin ya da sevdiğimiz birinin yaşamındaki duygusal bir durumun farkında değilsek, bu bize sezgi yoluyla gelir. Biz hislerimizi uyandırabilecek, beş dünyaya bağlı duyguya sahibiz; görmek, işitmek,bedensel olarak hissetmek, koklamak ve tatmak.
Örneğin; tam birisi kötü bir iş anlaşmasını kabul etmenizi istemeden önce, ağzınızda kötü bir tat hissedebilir veya kötü bir koku alabilirsiniz. Ya da ilişkinizde karşılaşacağınız bir sorun konusunda sizi uyaran bir içgüdüsel his bir 'kalp sızısı' gibi bedeninizde kötü bir his deneyimleyebilirsiniz. Haliyle stresten uzak durmaya çalışın.

Hepimiz doğal bir sezgiye sahibizdir. Yaşamımızda bir şey dengesizleştiğinde, bilinçli zihnimiz bunu net biçimde farkedemese de, bedenimiz bunu hissedip ifade edebilir. Eğer tam olarak iyileşmek istiyorsak, bedenimizin sezgisel olarak aktardığı mesajlara dikkat etmeliyiz. Yaşam tarzımızdaki hangi dengesizliklerin sağlığımızı olumsuz biçimde etkilediğini tam olarak anlamak için mantığa ve olguları da ihtiyacımız vardır.

Hasta olmadan alınacak önlemler

-Kendi duygularımızın ve hayatımızdaki diğer kişilerin duygularının farkında olarak, korku öfke ve üzüntü ile gelen uyarılara dikkat etmek.

-Başımızın çevresinde dönüp duran bu hislere hangi düşüncelerin eşlik ettiğini anlamak.

-Üzüntü ve sıkıntı belirtilerini tanımlamak ve onların bedenin neresinde hissedildiğini belirlemek.

-O belirtilerin altında yatan sezgisel, duygusal düşünce kalıbı bilgisini çözmek ve her hastalığın kısmen; beslenmeden, çevreden genetikten ve yaralanmadan da kaynaklandığını anlamak.

Hastalığımızı önlemek bizim elimizde!

Sizin her biri organ grubundan oluşan yedi uyarı ışığınız vardır. Her bir gruptaki organların sağlığı, belirli tipte düşünce kalıpları ve davranışlar ile ilişkilidir. Örneğin, kendini dünyada güvende hissetmeleyle ilgili organlar; kemikler, kan bağışıklık sistemi ve cilttir. Eğer kendinizi güvende hissetmiyorsanız; bu organlarınızın birinde hastalık ortaya çıkabilir.

Tıpkı sağlıklı olmak için dengeli bir biçimde beslenmemizin gerekmesi gibi, sağlıklı sevgi ve mutluluk kaynaklarına sahip olmamız da gerekir. Enerjimizi yaşamın aile, para, iş, ilişkiler, iletişim, eğitim gibi çeşitli alanlarına yatırmak için çalışarak fiziksel ve duygusal sağlığı yaratabiliriz.

Bedeninden sana mesaj var!

Çok güzel alıntı bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Beden, ruh ile konuşuyor:

Beden :"Senin benim hakkımda düşündüğün gibi görünüyorum ,lütfen benim güzel olduğumu düşün ve öyle olacağım. Çeşitli hastalıklarla ilgili düşündüğünde ve bunları ben de bulmaya çalıştığında senin düşüncelerine boyun eğiyorum ve hasta oluyorum, sen de olumsuz hisler duygular yaratan düşüncelere çok fazla zaman ayırdığında ben de hasta olmaya başlıyorum çünkü pahabiçilemez hayat enerjin bu düşüncelerle heba oluyor ,mutluluk verici şeyler düşündüğünde ben de çiçek açıyorum ve gözlerinin önünde gençleşiyorum.

Benim kaynaklarım ve olanaklarım çok fazladır. Bana sadece güven ,kendimi yenileyebilirim. Bazı organlarım ve dokularımı kendi kendime yenileyebilirim. Doktorlar bana iyileşmez tanısı koysalar bile iyileşebilirim, benim bu arzuma yardım et ve benim olanaklarıma inan.

Ben yüzyıllarca fonksiyon gösterecek şekilde programlandım , neden daha 35 40 yaşlarında yağlanmayı düşünmeye başlıyorsun? Sen beni düşüncelerinle yargılıyorsun çünkü sizin toplumumuzda 100 yıl yaşamanın bir sınır olduğunu söyleyen bulaşıcı bir program yaygın.

Bir şey atıştırmaya karar verdiğinde en azından bazı seferlerde bana da bir sor. Beni duymayı başarırsan, sana her zaman cevap vereceğim ve bu sadece senin yararına olacak. Oysa sen yemeği ya otomatik pilotta ya da okuduğun bir sürü akıllı kitaba göre yiyorsun.

Temiz havada dolaşmaya bayılıyorum, yüzmeye ,koşmaya ,dans etmeye ve masaja.. Oysa ki sen bilgisayar ve televizyon önünde oturup duruyorsun.

Seni çok seviyorum ve senden aşk ve şükretmek ile ilgili kelimeler duymak istiyorum en azından bazen.
Ama yapmasan da fark etmez seni koşulsuz seviyorum, ben senin bedenin senin evrenin sen de sonsuz evrenin kutsal bir parçasısın.
Her şey olması gerektiği gibi olduğu için şükrediyorum, beni dinlediğin için teşekkürler. Ben sadece sen arzu ettiğin için varım ve senin beni görmek istediğin gibiyim , hadi birbirimize yardım edelim."
sevgiyle
bedenin...

Peki sen, kendinin ne kadar farkındasın?

Osho der ki;


Farkındalığın ilk adımı, bedenini izlemektir. Sonra düşüncelerinin farkına varmaya başla ve samimi bir şekilde dürüst ol. Zihninden her ne geçiyorsa yazmaya devam et, yorumlamadan, düzeltmeden, değiştirmeden, sadece olduğu haliyle çıplak bir şekilde kağıdın üzerine dök ve 10 dakika sonra oku. İçerde delirmiş bir zihin göreceksin. Öyleyse bu delirmiş insan değişmek zorunda. Bedenin ve zihnin huzurlu olduğunda onların birbirleriyle uyum içerisinde olduğunu göreceksin. Farkındalık, anda olan her şeyin tam bir bilinçlikle gerçekleşiyor olması anlamına gelir.

Kendimizi nasıl dönüştürürüz?

Bir çok insan otomatik pilot durumunda yaşar. Ne yaşadığını, ne yaptığını fark etmez. Fark etmediğiniz herhangi bir şey dönüştürülemez. Bir duyguyu, düşünceyi ya da inancı dönüştürmek için onu fark etmeniz ve tanımanız gerekir. Hayatınızın gidişatını otomatik pilottan çıkardığınız zaman, aslında sadece nefes almadığınızı fark edersiniz. Nefes almak dışında, tüm güzelliklere açık bir hale gelirsiniz.

Kendini değiştirmek istiyorsan gelen her düşüncenin bir amaca hizmet ettiği bakış açısını geliştiriyoruz farkında olduğunu düşünceleri not olarak üzerinde çalışıyorsunuz fark ettiğiniz her düşünce bilinç altından birinci çıktığı için dönüşüm modeli benim istiyorsunuz
 
Üst Alt