Konyaspor hak etti

Son yazımda, Konyaspor sanki hakem nedeniyle kazanmış şeklinde bir yorum anlaşılmış. Tamamen hatalı bir anlatım veya anlayış olmuş. Zira maç 11'e11 de olsa iyi olan, taktik disiplin ve fiziksel güç sahibi olan taraf Konyaspor'du ve maçı tamamen hak etti. Zaten 10'a 10 iken de oyunu kontrol edip, pozisyon vermeden maçı bitirdi. Zaten ligde gol yememiş olması da yeterince açık bir gösterge.

Öte yandan, Konyaspor'dan beklentimizin bu performans ve motivasyonu tüm sezona yayması ve tüm takımlara aynı çizgiyi koruması olduğunu dile getirmek istemiştim. Çünkü hem teknik yönetim, hem de saha içi kalite açısından bence ligde ilk 3 hayal değil. Vaduz geçilmiş olsa, devamı da muhakkak gelecekti. Hem Avrupa maçlarında, hem de Anadolu takımları ile oynanan maçlarda bu maçtaki performansın gösterilmesi başarının anahtarı.

Değerli dostlarım, yaklaşık 12 senedir bu köşeden sizlere sesleniyorum. Aandolu'dan şampiyon çıkmasını çok isterim. Bu ülke futbolumuzun kalite düzeyinin artması için önemlidir. Anadolu'dan şampiyon çıkacak ise bunun Konyaspor, Sivasspor veya Altınordu olmasını çok isterim. Buna sevinirim ve büyük gururla alkışlarım. Neden?

Konyaspor'u ele alalım. Konyaspor istikrarlı bir proje takımı ve istikrar, ülkemiz futbolunda çok saygı duyulması gereken bir olay. Konyaspor istikrarlı bir teknik direktör takımı ve harika bir sistemi var. Elbette bu nedenle bir futbolsever olarak beklentim de çok yüksek. Vaduz maçları benim açımdan bir hayal kırıklığı olmuştu, belki de bundan ötürü yazımda sitem etmiş oldum ve bir miktar tepki çektim. Oysa konu Fenerbahçe maçı değildi, Türk futbolunun kurtuluşu için Anadolu'dan şampiyonlar çıkarmamız lazım.

Fenerbahçe maçına objektif bakan herkes görür ki Konyaspor hak etti. Kırmızı kart konusunda farklı düşünüyorum ama maç 11-11 olsa da Konyaspor 3 puana veya en kötü 1 puana yakındı zaten. Dolayısı ile hak edilerek kazanılmış bir maç. Konyaspor iyi, hırslı ve taktik disiplinle oynadı. Kazandı.

Gelelim olayın dört büyüklere karşı performans boyutuna. Evet burada düşüncemi daha iyi açıklamam gerekiyor. Konyaspor dört büyüklere karşı olan maçlarda psikolojik olarak daha fazla motive oluyor. Bu da normal. Ancak bu dikkati Vaduz karşısında görememiştim. Saha koşulları, kaçan fırsatlar, formsuzluk, şanssızlık, vb. ne derseniz deyin, bu turun geçilememesi bir hayal kırıklığı meydana getirmişti. Evet belki Konyaspor kötü oynamadı ama bu turu geçmeliydi diye düşünmüştük. Konyaspor'dan bu sene çok umutlu olduğumdan yazımda hayal kırıklığımı dile getirmeye çalıştım. Elbette takdir Konyaspor camiasının.

Türk futbolundaki en büyük sorunlardan bir tanesi Anadolu takımlarının başarıda istikrar sağlayamaması veya Avrupa'da başarı gösterememesi. Elbette üç büyüklerin karnesi de Avrupa'da iyi değil. Bunu da görmek gerek. Örneğin Fenerbahçe'nin Kiev maçları da bence büyük bir hayal kırıklığı idi.

Sadece Konyaspor'u takip eden yorumcu arkadaşların da görüşlerini almak lazım ama sezon içinde Vaduz maçına benzer şekilde Anadolu takımlarına karşı pisi pisine kaybedilen çok puan oluyor. Senelerdir böyle. Motivasyon her zaman yüksek olamıyor. Bunu önlemek lazım. Her takıma aynı motivasyon ile çıkmak lazım. Aynı disiplin ile çıkmak lazım. Bunu anlatmaya çalıştım. Bazen dışarıdan bir dostun uyarması, faydalı olabilir. Konyaspor her maça final maçı gibi çıkmalıdır.

Bunu şampiyon olmayı hedefleyebileceğini inandığım için söylüyorum. Harika bir kadroya sahip. Eksikler elbette olabilir ama kadro mühendisliği çok başarılı ve İlhan Hoca da bence Aykut ve İsmail Hocaların ekolünü devam ettirecek, hatta üstüne koyabilecek en doğru isim.

Evet Konyaspor bu ligde şampiyon olmalıdır. Bu kadar isitikrarlı bir proje mutlu sona ulaşmalıdır.

Daha ziyade Fenerbahçe yorumluyorum ve Fenerbahçe ile ilgili özellikle son 5-6 senede en büyük eleştirileri yapmış bir yorumcuyum. Fanatik ya da holigan değilim. Bu işi de profesyonel olarak yapmadığımdan, daha cesur yorumlar yapabilme şansımız oluyor. Bu nedenle de düşüncelerimize gem vurmadan olduğu gibi paylaşma imkanı buluyoruz. Bazen sempati beslediğimiz bazı külüplerden çok daha fazlasını bekliyoruz, arada yorum yaparken kullandığımız dil kırıcı olabiliyor. Oysa amaç sempati duyduğumuz takımların daha iyi olması, daha başarılı olması. Dışarıdan bir göz olarak konuya bakmaya çalışıyoruz.

Tüm Anadolu takımları böyle mücadele etmeli ve etsin. Beklentim bu. Ama kendi içlerindeki maçlarda da böyle olsun. Avrupa maçlarında da... Daha önce Bursaspor, Başakşehir ve Trabzonspor'un şampiyonluklarından nasıl mutlu olduysam, Konyaspor için de öyle mutlu olurum.

Eğer, yorumlarımda incitmişsem tüm Konyaspor taraftarından en içten şekilde özür dilerim. Benim çok umutlu olduğum ve beklentimin çok ama çok büyük olduğu bir kulüp. Saygım ve sevgim sonsuz. Sezon sonu bu köklü ve büyük kulübün başarılarını alkışlamak da nasip olur umarım.

Maça gelince, bahsettiğim gibi maç 11-11 de olsa, Konyaspor'un en kötü 1 puan alacağı (muhtemelen 3 puan alacağı) zaten açıkça ortadaydı. Fenerbahçe maça motive olamamıştı. Oysa çok önemli bir rakiple oynuyordu. Daha fazla motive olmalıydı. Oyuncu kalitesini çok eleştirdim bir önceki yazıda, ancak hocanın istek ve beklentilerini takım olarak yerine getirememiş olmaları da büyük bir faktördü. Jorge Jesus'un işi zor, ancak yönetimin eksikleri görüp gerekli takviyeleri yapması gerekiyor. Jesus gibi kariyerli ve cesur bir hocanız varsa, onun isteklerini sahaya yansıtabilecek kadronuz da olacak.

Umarım niyetimi ve görüşlerimi bu yazı ile daha iyi anlatabilmişimdir.

Sevgiyle kalın...
 
Üst Alt